Dünya’nın Dörtte Biri Vejetaryen…
Dünya’nın Dörtte Biri Vejetaryen…
2 oy, 3.00 oran. oy (73%)

Uzun süren laboratuvar çalışmalarımız sonucu dünya barışının önündeki engeli bulduk: “Hoşgörü”!

Meğer herkesin ‘öteki’yle kurduğu ilişkinin, böylesine “bak, sen de tahammül sınırlarımı aşma ama!” minvalinde bıçak sırtı bir ‘katlanma’ ilişkisi olmasının sorumlusu bu melek yüzlü Hoşgörü Kavramı’ymış. Niye mi? Hoşgörü, tarafların “hoşgören” ve “hoşgörülen” olarak ayrıldığı, tanımı gereği eşitsiz bir hiyerarşiye ev sahipliği yapıyor da ondan. Barış istiyorsak, bize şöyle, başkalarını hoş görmek yerine, kendimizi kimseyi hoşgöremeyecek kadar herkesle eşit hissettiğimiz bir ‘yaşa ve yaşat’ öğretisi lazım sanki. Hani kımıldayan herşeyin, yaşama hakkını kendimizinkiyle eşit gördüğümüz türden, – karıncayı dahi incitmediğimiz- , yani biraz naif ve abartılı bir eşitlik öğretisi.

Bu öğretinin mutfaktaki izdüşümü neye tekabül eder, derseniz, yanıtı Vejetaryen Mutfağı. Yaşayıp, yaşatmanın temel alındığı Vejetaryenlikte, et yenilmiyor. Et yememekten kaynaklanabilecek protein eksikliği ise tahıllardan, özellikle Soya Fasulyesi gibi protein bakımından zengin baklagillerden karşılanıyor. Örneğin soya sütü, soya filizi, soya sosu, soya kıyması ve fermente edilmiş soya fasulyesinden elde edilen Tofu, Vejetaryen mutfağının, dünya mutfak kültürüne armağanları. Hatta biz de yavaş yavaş soframızda “soya mucizesi”ne yer vermeye başladık bile. Tofuya, bir nevi beyaz peynir muamelesi yapıp, zeytinyağı ve kekikle tavada çevirenlerin sayısı az değil. Benim favorim, kahve değirmenimde soya fasulyesini incecik öğütüp, tavada kaynayan tuzlu suya ekleyerek, suyunu tamamen çekinceye kadar karıştırıp, bir nevi Soya helvası elde etmek ve çay ve buharda pişmiş brokolinin yanında eciş bücüş şaheserimi görücüye çıkarmak. Ancak Soya tüketiminin bile başka canlıların yaşama hakkını tehlikeye attığı bir çağda yaşıyoruz. Brezilya’daki Amazon ormanları, yerini yavaş yavaş -daha karlı olan- Soya ekili alanlara bırakırken, biz sanki dünya bizim değilmişçesine seyirci kalıyoruz olup bitene. Oksijenimiz bitinceye kadar ormanların yok edilmesini hoş mu görüyoruz yoksa?

Neyse ki en azından konu hayvanlarla birarada yaşamak olduğunda, hayvanları “hoşgörmek’ten ötesini yapan, onları “kutsal” olarak değerlendirip, tabağında görmeyi aklına bile getiremeyecek olan en az bir milyar insan yaşıyor dünyada : insanın hoşgörüyle ilişkisini şöyle bir sorgulaması için yetecek kadar yüksek olan bu sayı, Hindistan’ı “dünyada en fazla vejetaryenin yaşadığı ülke” yapıyor. Yani dünyanın dörtte biri vejetaryen derken hiç de abartıyor sayılmam.

Nasıl ki müzikte –blues gibi- , belli notaların kullanıma açık olmadığı gamlar sizi o sınırlı alanda yaratıcılığınızı göstermeye sevk ediyorsa, Vejetaryen mutfağında da, etin mutfağın sınırlarının dışına atılması, sebze, meyve, tahıl, v.b’yle doğaçladığınız inanılmaz lezzetli bir sofranın kapılarını açıyor. Fındık, fıstık, kaju, badem, sebze sotelerinizin başköşesinde. Baharatlar, sizi tüm tadını bildiklerinizi yeniden keşfetmeye çağırıyor: hardal tohumlu bir lahana kavurmasına ya da karanfilli incir reçeline ne dersiniz?

Benim size önerim bu hafta dünyanın dörtte biriyle bir olup, pazardaki yeşillerle alışılmadık serüvenlere girişmeniz. Bu kadar taze sebzenin bir arada bulunduğu bir memlekette, sebzeler ve hububatla yaşanacak maceranın sonunun kolay kolay gelmeyeceği aşikar ne de olsa.

Cevizli Börülce Salatası

Malzemeler
300g. börülce (haşlanmış)
250 g. ceviz(ufak parçalara bölünmüş)
1 kase rendelenmiş havuç
½ demet maydanoz
1 demet roka
½ demet kıvırcık marul
1 domates
Sosu için:
1 tatlı kaşığı nar ekşisi
1 diş dövülmüş sarımsak
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı susam yağı
1 tatlı kaşığı balzamik sirke

Hazırlanışı

Salata için tüm malzemeleri karıştırın. Sosu da tüm malzemeleri karıştırarak hazırlayıp, salatanın üzerinde gezdirin. Servise hazır.

Yoğurtlu Buğday Çorbası

Malzemeler
1 yumurta sarısı
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
2 bardak kaynamış sebze suyu( ya da su)
1 bardak haşlanmış buğday.
1 yemek kaşığı tereyağ, kırmızı biber

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri, tencerede devamlı karıştırarak kaynatın. Kaynayınca tuzu ekleyin. Un kokusu çıkıncaya kadar karıştırarak kaynatmaya devam edin. Tuzu en son eklemek, çorbanın kesilmesini önlemek açısından önemli. Çorbanızın üzerinde tavada kızdırdığınız kırmızı biberli tereyağını gezdirip, servis edin. Afiyet Olsun!



18 Mayıs 2011

0 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0
Bu sitenin hosting sağlayıcısı Domainsitesi.com Hosting ile verilmektedir.